Sürdürülebilir Yaşam

SAĞLIK - ÇEVRE - DEĞERLER

Tüm ürünlerimiz insanın sağlık ve esenliklerini artırmak için harekete geçmesini sağlayacak, çevresel etkimizi minimuma indirecek ve inandığımız değerleri her zaman ön planda tutacak nitelikler taşımaktadır.

Sağlıklı Gelecek

Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir besin değil, bunun yanında önemli bir sağlık kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da önemli bir besin kaynağıdır.

Bu kapsamdaki taahhüdümüz, zeytin tüketimini arttırarak insanın sağlık koşullarını iyileştirmesine yardımcı olacağız.Bunun yapılması kalp-damar hastalıklarının görülmesinin azalmasına, obezite oranının düşmesine, cilt ve saç sağlığının iyileşmesine, göz hastalıklarına yakalanma riskinin azalmasına, kansere yakalanma oranının düşmesine yardımcı olacaktır.

Adalya Güçlü Gelecek Projesi ile ülkemizde kişi başı zeytin tüketimini yükseltecek bilincin oluşturulmasını hedefleyerek, insan sağlığını olumlu yönde etkileyecek seviyelere ulaşılması amaçlanmaktadır.İnsanımız ile zeytin tüketim hareketini birlikte hızlandıracak ve sağlıklı geleceğin temellerini hep beraber atacağız. 

Zeytin ve Doğa

9 milyardan fazla insanın, gezegenin doğal kaynaklarını tüketmeden beslenmesi için sürdürülebilir tarımın yaygın olarak benimsenmesi önemlidir.

Sürdürülebilir tarım yöntemleri, verimi önemli ölçüde artırabilir, iklim değişikliğinin etkilerini azaltabilir ve çiftçiler, aileleri ve toplumlar için ekonomik ve sosyal fayda sağlayabilir. 

Zeytin ağaçları da, yağları, zeytin ve ondan yapılan tüm ürünler de hayatımızın orta yerinde aslında.Türkiye, ortalama 1 milyon tonu aşan tane zeytin üretimi ile dünyada üretici ülkeler arasında en üst sıralarda yer almakta. Dünyadaki zeytin ağaçlarının da %9'u ülkemizde bulunuyor. Zeytin ağacı, klasik bir ağaçtan ibaret değil. İşin ekolojik ve sağlık boyutları da mevcut. Zeytin ağaçları, ekolojik dengenin devamlılığı açısından oldukça önemli bir rol üstleniyor.Zeytin ağaçları kurak arazilerde yaşayabilen, toprak açısından çok da seçici olmayan, hiçbir ilaca gerek duymadan büyüyebilen bir ağaç. 

Bunlara ek olarak zeytin ağaçları ilaç kabul etmez, bu nedenle doğru üretilmiş zeytinyağlarını, zeytinleri ve bunlara benzer zeytin ağacı bazlı ürünleri gönül rahatlığıyla tüketebilme şansına sahipsiniz.

Zeytin ağacının meyvesinden altın sıvı denilen ve her derde deva olarak sayılan zeytinyağı üretiliyor. Yaprağı kozmetik sanayinden, çay sektörüne kadar birçok alanda kullanılıyor. Meyvesi zeytin, sofralara konuk oluyor. Kısacası yaprağından meyvesine, başlı başına kendisi dahi çok faydalı bu ağaçların. Zeytinin, zeytinyağının, hatta zeytin yapraklarının dahi insan sağlığına bin bir faydası var. Hem doğaya, hem de insan sağlığına faydaları azımsanmayacak kadar büyük bir ağaçtan söz ediyoruz aslında. 

Ülke tarımımızın bu değerli dostunu Dünya üzerinde geldiği bu güzel sıralamadan daha da yukarı taşıyabilmek adına yapılan çalışmalara Atilla olarak, biz de destek olacak ve insanımıza kaliteli ağaçlarımızdan kaliteli ürünler sunabilmek için çabalayacağız. 

Asırlara Uzanan Medeniyet

Varlığımızın yapısını belirleyen, sosyal bir süreç içinde öğrendiğimiz uygulama ve inançların, maddî ve manevî öğelerin birliği olan bir toplumun tüm hayat biçimi, insanların içinde bulunduğu yaşam koşullarına uyumlarının toplamı, toplumsal olarak öğrenilen ve aynı yoldan yeni kuşaklara aktarılan davranış örüntüleri ya da kalıpları şeklinde devam eden, doğaya karşılık, insanoğlunun oluşturduğu hemen her şey şeklinde ifade edilen kültür; her bilim dalında önemli bir kavramdır.

Beslenmenin milletlerin sahip oldukları kültürle ilgili olduğunu, her milletin kendine özgü yemek sistemi olduğu bu sistemin kültürle şekillendiğini ve bu kültürün incelenmesinin gerekliliği sonucunda mutfak kültürü ortaya çıkmıştır.Mutfak kültürleri içinde en eski kültür olarak iddia edilebilecek ve dünyanın en büyük mutfaklarından birisi olan Türk mutfak kültürü tarihsel bir süreç geçirmiştir.

Medeniyetlerin beşiği olan Anadolu'nun mutfak kültürünün de temelini oluşturduğu kazılarla ortaya çıkarılmıştır. Türk mutfak kültürü ise Türklerin Orta Asya'ya göçüyle zenginleşmiştir.

Türk mutfak kültürünün unsurlarından bir diğeri yemek yeme adabıdır. Türk toplulukları tarih boyunca sosyal bir düzen ve disiplin çerçevesinde gelişmişlerdir. Türklerde yemek, yalnızca yenen ve insanların karınlarına girip, onları doyuranı bir madde değildir.

Mutfak kültüründe yemek çeşitlerinin zenginliği genellikle bir uygarlık ölçüsü olarak görülmektedir. Osmanlı saray mutfağını bir yana bırakarak sadece halk mutfağını düşündüğümüzde, Batı uygarlığını temsil eden herhangi bir ülkeden daha fazla yemek çeşidine sahip olduğumuz bir gerçektir.

Bu medeniyeti her yönüyle koruyup, geleceğe taşımayı misyon edinerek üzerimize düşen sorumluluğun bilincinde hareket ediyoruz.